Beyin AVM
Beyin arteriovenöz malformasyonu (AVM), beyindeki atardamarlar (arterler) ile toplardamarlar (venler) arasındaki normal kılcal damar ağı yerine, doğuştan gelişen anormal bir damar yumağı oluşumudur. Bu anormal bağlantı, kanın yüksek basınçla doğrudan arterlerden venlere geçmesine neden olur. Zaman içinde bu yapı damar duvarlarının zayıflamasına ve beyin kanaması (hemoraji) riskine yol açabilir.


Görülme Sıklığı ve Nedenleri
Beyin AVM’leri her 100.000 kişiden yaklaşık 1-2’sinde görülür. Çoğunlukla doğuştan (konjenital) bir damarsal gelişim bozukluğudur; yani genetik olarak değil, embriyonal dönemde damarların gelişimi sırasında oluşur. Belirtiler genellikle ergenlik veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar, ancak bazen ömür boyu sessiz kalabilir.
AVM Çeşitleri
Beyin AVM’leri, yerleşim yerine ve damar yapısına göre sınıflandırılır:
-
Parankimal (intraserebral) AVM: Beyin dokusu içinde yer alır, en sık görülen tiptir.
-
Dural AVM / Fistül: Beyin zarları (dura mater) üzerinde gelişir.
-
Mikro AVM: Küçük çaplı lezyonlardır, genellikle rastlantısal olarak saptanır.
-
Veneöz veya arteriyovenöz fistül: Arter ve ven arasında tek bir doğrudan bağlantı vardır.
Klinik Bulgular
AVM’nin belirtileri, yerleştiği bölgeye ve kanama olup olmamasına göre değişir. En sık görülen bulgular şunlardır:
-
Ani ve şiddetli baş ağrısı,
-
Epileptik nöbetler (havale geçirme),
-
Kısmi felç, konuşma veya görme bozukluğu,
-
Denge ve yürüme güçlüğü,
-
Bilinç bulanıklığı veya ani bayılma,
-
Bazı hastalarda baş ağrısı veya nörolojik bulgu olmadan da rastlantısal olarak tespit edilebilir.
AVM’nin ilk belirtisi çoğu zaman beyin kanamasıdır. Bu nedenle erken tanı hayati önem taşır.
Tanı Yöntemleri
Beyin AVM’sinin tanısında gelişmiş görüntüleme teknikleri kullanılır:
-
Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kanama varlığını hızlıca gösterir.
-
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): AVM’nin yerini, boyutunu ve çevre dokularla ilişkisini detaylı olarak ortaya koyar.
-
BT veya MR Anjiyografi: Damar yapısını non-invaziv olarak inceler.
-
Dijital Substraksiyon Anjiyografi (DSA): Altın standart tanı yöntemidir; damar yapısını, arteriyel besleyicileri ve drenaj venlerini en net şekilde gösterir ve tedavi planlamasında kullanılır.
Tedavi Yöntemleri
Tedavi kararı, AVM’nin büyüklüğü, yeri, damar yapısı ve hastanın genel durumu göz önüne alınarak verilir. Temel tedavi seçenekleri şunlardır:,
1. Endovasküler (Damar İçi) Tedavi
-
Kasık veya bilekten girilerek anormal damar yumağına ulaşılır.
-
AVM içine yapıştırıcı madde (embolizan ajan) enjekte edilerek kan akışı durdurulur.
-
Genellikle cerrahi öncesi veya radyocerrahiyle birlikte kombine şekilde uygulanır.
2. Cerrahi Rezeksiyon (Açık Beyin Cerrahisi)
-
AVM’nin çevresindeki normal damar yapıları korunarak anormal damar yumağı tamamen çıkarılır.
-
Özellikle yüzeye yakın ve küçük AVM’lerde kalıcı çözüm sağlar.
-
Deneyimli beyin cerrahisi ekipleri tarafından planlanmalıdır.
3. Stereotaktik Radyocerrahi (Gamma Knife, CyberKnife vb.)
-
Cerrahi kesi olmadan, odaklanmış yüksek doz radyasyon uygulanarak AVM damarlarının zamanla kapanması sağlanır.
-
Küçük ve derin yerleşimli AVM’lerde tercih edilir; etkisi birkaç ay ile birkaç yıl arasında ortaya çıkar.
Cerrahi Ne Zaman Gerekir?
Cerrahi müdahale genellikle şu durumlarda gereklidir:
-
AVM kanama yapmışsa,
-
Nöbet, felç veya konuşma bozukluğu gibi klinik bulgular oluşturuyorsa,
-
AVM yüzeye yakın ve tamamen çıkarılabilir konumdaysa,
-
Büyüme veya yeniden kanama riski yüksekse.
Bunun dışında, küçük ve asemptomatik AVM’lerde izlem veya radyocerrahi tercih edilebilir.
Beyin arteriovenöz malformasyonu nadir ancak ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir damar hastalığıdır. Erken tanı, uygun tedavi planlaması ve multidisipliner yaklaşım sayesinde günümüzde başarıyla tedavi edilebilmektedir. Ani baş ağrısı, nöbet veya açıklanamayan nörolojik belirtiler yaşayan hastaların beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurması büyük önem taşır.