Omurga ve Omurilik Tümörleri
Omurga ve omurilik tümörleri, omur kemiklerinde veya omurilik ve sinir dokularında gelişen, iyi (benign) ya da kötü huylu (malign) kitlelerdir. Bu tümörler, bulunduğu bölgeye göre omuriliğe ya da sinir köklerine baskı yaparak ağrı, uyuşma, güçsüzlük gibi belirtilere yol açabilir. Erken tanı, sinir dokularının korunması ve kalıcı hasarın önlenmesi açısından son derece önemlidir.




Görülme Sıklığı ve Nedenleri
Omurga ve omurilik tümörleri, beyin tümörlerine göre daha nadir görülür.
Toplumda tüm santral sinir sistemi tümörlerinin yaklaşık %10-15’ini oluştururlar.
Bazı vakalar vücutta başka bir organda gelişen kanserin omurgaya metastazı (yayılımı) sonucu ortaya çıkar.
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, radyasyona maruz kalma ve bazı sendromlar (örneğin nörofibromatozis) riski artırabilir.
Omurga ve Omurilik Tümörlerinin Çeşitleri
Omurga ve omurilik tümörleri yerleşim yerlerine göre üç ana grupta sınıflandırılır:
-
Ekstradural tümörler: Omurga kemiklerinden kaynaklanır. Genellikle metastatik kökenlidir (örneğin akciğer, meme, prostat kanseri yayılımı).
-
İntradural-ekstramedüller tümörler: Omurilik zarları içinde ama omurilik dışında yer alır. En sık görülen tipler menengiom ve nörinom (schwannom)’dur.
-
İntramedüller tümörler: Omurilik dokusunun içinde gelişir. Ependimom ve astrositom en sık görülen örneklerdir.
Klinik Bulgular
Belirtiler tümörün tipi, büyüklüğü ve omurilik üzerindeki bası düzeyine göre değişir.
En sık görülen klinik bulgular şunlardır:
-
Sırt, boyun veya belde istirahatle geçmeyen sürekli ağrı,
-
Ağrının geceleri artması,
-
Kol veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük,
-
Denge kaybı veya yürüme zorluğu,
-
İdrar ya da dışkı kontrolünde bozulma.
Bu belirtiler yavaş ilerleyebilir, bu nedenle erken dönemde tanı konulması kalıcı sinir hasarının önüne geçebilir.
Tanı Yöntemleri
Tanıda temel yöntem manyetik rezonans görüntüleme (MRG)’dir.
-
MRG, tümörün yerini, büyüklüğünü ve omurilikle ilişkisini en net biçimde gösterir.
-
Bilgisayarlı tomografi (BT), kemik dokuların tutulumu hakkında bilgi verir.
-
Gerekli durumlarda biyopsi yapılarak tümörün tipi kesinleştirilir.
Erken ve doğru tanı, tedavi başarısı açısından belirleyicidir.
Tedavi Yöntemleri
Tedavi planı; tümörün tipi, yeri, yayılım durumu ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir.
Başlıca tedavi seçenekleri:
-
Cerrahi tedavi: En etkili tedavi yöntemidir. Amaç, tümörün omurilik ve sinirlere zarar vermeden mümkün olduğunca çıkarılmasıdır.
-
Radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi: Malign veya metastatik tümörlerde, cerrahiye ek olarak uygulanabilir.
-
Girişimsel ve ağrı kontrol yöntemleri: İleri evre hastalarda yaşam kalitesini artırmak için kullanılabilir.
Cerrahi Ne Zaman Gerekir?
Cerrahi tedavi özellikle şu durumlarda gereklidir:
-
Tümörün omuriliğe veya sinirlere bası yaparak nörolojik kayıplara yol açması,
-
Hızla ilerleyen güçsüzlük veya yürüme bozukluğu,
-
Ağrının ilaçlarla kontrol altına alınamaması,
-
Radyolojik olarak omurga stabilitesinin bozulması (kırık veya kayma gelişmesi).
-
Günümüzde mikrocerrahi ve navigasyon destekli cerrahi yöntemler sayesinde bu tümörlerin güvenli ve etkin şekilde çıkarılması mümkündür.
Omurga ve omurilik tümörleri nadir görülse de, ciddi nörolojik hasarlara yol açabilen önemli hastalıklardır. Uzun süren sırt veya bel ağrıları, yürüme bozukluğu, kol-bacak güçsüzlüğü gibi şikayetleriniz varsa, beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurarak erken tanı ve tedavi şansını değerlendirmek büyük önem taşır.